|
|
1-Cinsel Ağrı
Bozukluğu
a-) Disparoni:
Kadın ya da erkekte cinsel ilişki esnasında devamlı ya da tekrarlayıcı bir
şekilde cinsel organ bölgelerinde ağrının olması durumudur. Bu durum
kişide önemli bir gerilime ve karşısındakilerle ilişkilerinde güçlüklere
yol açar. Bu sorun başka bir psikiyatrik, vücutsal hastalık ya da maddenin
etkilerine bağlı olarak gelişmemiş olmalıdır.
Bu sorun daha çok ilişki sırasında olsa da bazı kişilerde ilişki öncesi ya
da sonrasında da görülebilmektedir. Ağrının derecesi ve niteliği kişiden
kişiye değişebilmektedir. Bu durum nedeniyle kişiler cinsel ilişkilerini
kısıtlayabilir, içe kapanabilir, evlilik yaşantılarında sorunlarla
karşılaşabilirler.
Disparoniye yol açan psikolojik etkenler:
Cinsel tecavüz travması ya da çocukluk çağında cinsel tacizler
yaşayanlarda devamlı suretle cinsel bölgede ağrı daha çok gözlenmiştir.
Kişide cinsel ilişki ile ilgili gerilim ve endişe var ise bu da vajina
kaslarında kasılmaya neden olarak ağrıya yol açmaktadır. Ağrı oluştuğunda
esin cinsel aktiviteye ısrarla devam etmesi ya da esin cinsel ilişkiye
hazır olmadığı durumlarda cinsel ilişki için ısrar durumlarında ağrı
durumu artma göstermektedir.
Disparoniye yol açan vücutsal hastalıklar:
Kadınlarda cinsel bölge çevresine yönelik ameliyatlar sonrasında % 30
oranında ,geçici bir sure için bu sorunun oluşabildiği gözlenmiştir.
İltihaplanmış ya da zarar görmüş kızlık zarı artıkları, doğum kesikleri
izleri, cinsel bölgeye salgı yapan bezlerin hastalıkları, vajina ve civarı
dokuların enfeksiyonları, endometriozis ve pelvis (alt karin bölgesi)
bozuklukları sayılabilir. Ayrıca menapoz sonrasında da vajina yüzey
dokusunun incelmesi ve ıslanmanın azalması nedeniyle disparoni
oluşmaktadır. Erkeklerde ise daha nadir olup, prostat bezi iltihapları,
peyroni hastalığı, gonore ya da herpes hastalıkları sonrasında
oluşabilmektedir.
Vaginismus:
Vajinanın kas dokusunun 1/3 dış kısmına ait kas grubunun cinsel birleşmeyi
önleyecek düzeyde devamlı olarak ya da belli aralıklarla tekrarlayarak ,
kişinin isteği dışında kasılması durumudur. Bu durum kişide önemli bir
gerilime ya da karşısındakilerle ilişkilerinde güçlüklere yol açar. Bu
durumun başka bir psikiyatrik ya da vücutsal hastalığa bağlı olmaması
gerekmektedir.
Bazı kişilerde cinsel birleşme olmadan, cinsel aktivite olacağı düşüncesi
bile bu durumu oluşturabilmektedir. Kişide cinsel birleşme olmadan cinsel
istek ve orgazm yetileri normal durumda devam edebilir. Bu durumda bazı
kişilerde cinsel ilişkiden kaçınma ve evlilik sorunları
gözlenebilmektedir.
Kimlerde görülür?
Daha çok genç kadınlarda görülmektedir. Cinsel taciz yaşantısı olanlarda ,
cinsellik konusunun tabu olarak kabul edildiği ailelerden gelenlerde
gözlenmektedir. Evlilik öncesi, ilk gece hakkında çevreden duyulan
abartılı korkutucu sözlerin etkisi olduğu düşünülmektedir. Daha çok
eğitimli ve sosyoekonomik düzeyi yüksek kişilerde görüldüğü yolunda
yayınlar bulunmaktadır. Daha önce herhangi bir sebeple ameliyat
edilenlerde ya da vücutsal travma geçirip, yaralananlarda daha sonraları
cinsel ilişki ile bu durumun oluşabildiği gözlenmiştir. Ayrıca kişi
duygusal olarak karşısındaki kişi tarafından baskılandığını, kötü
davranıldığını düşünüyorsa bu da bir şekilde vücudun kendini savunması
seklinde kendini gösterebilmektedir.
Tedavi:
Davranışçı tedavi ve psikoterapi ile rahatsızlık normale dönmektedir.
Başlangıçta kişinin kendi başına yapacağı ev ödevleri , daha sonra eşi
birlikteliğinde devam ederek, eşler arasında karşılıklı güven ortamının
sağlanması ile düzelmektedir.
|
|