| Psikiyatrist Net | Biz Kimiz | Neredeyiz | Anlaşmalı Bankalar | Ziyaretçi Defteri | E mail | A Z İndex | | ||
| |
|
|
![]() |
|
|
| |
|
2-Azalmış Cinsel İşlev Bozukluğu
Bireyde
devamlı olarak ya da ara ara tekrarlayan dönemler halinde cinsel fantezi
kurmak ve cinsel eylemde bulunmak yolunda isteğin az ya da hiç olmaması
halidir. Bu durum kişide önemli bir miktarda gerilim, sorun ya da kişiler
arası ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu sorun başka bir psikiyatrik
hastalığın etkisine bağlı olmayıp, asal olarak bir madde, ilaç ya da
başka bir vücutsal hastalığın doğal etkilerine bağlı olmamalıdır.
Bu
durumdan etkilenen kişiler genellikle cinsel aktiviteyi kendileri
başlatmazlar, karşı tarafın başlatması halinde ise isteksizce eşlik
edebilirler. Eşlerinin baskısı ile cinsel eylemin miktarını , başka
nedenlerle ( eslerinin kendilerini terk etmemesi, hediyeler alınması,
kendilerine değer verilmesi gibi amaçlarla) arttırabilirler. Bu kişilerin
düzenli cinsel aktivitelere isteksizlikleri nedeniyle evlilik ya da
arkadaşlıklarında bozulmalar, boşanmalar görülebilmektedir. Bu bireylerde
eşini görünüm ve duygusal olarak itici olarak algılama da
görülebilmektedir .
Cinsel
istekteki azalma uyarılma ya da orgazm sorunları tarafından oluşturulmuş
da olabilir. Bazı kişilerde istek aşamasında bozukluk varken, diğer
aşamalar normal de olabilir.
Bu durumu
olan erkeklerde bir araştırma sonucuna göre daha düşük testesteron
düzeylerine rastlanmıştır. Araştırmalara göre beş kişiden birinde bu durum
mevcut olup, kadınlarda daha çok rastlanmaktadır.
İstek
azlığı kişinin cinsellik hakkındaki bilinç dışı korkularından kendini
korumak üzere geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Bu durum uzun suren
stres, kaygı ve depresyona başka vücutsal hastalıklara bağlı olarak ta
gelişebilmektedir. Uzun sure cinsel aktivitenin olmaması da cinsel istek
bozukluğuna yol açabilir. Ayrıca bozulan bir ilişkiye karşılık olarak ve
bir öfke- düşmanlık ifadesi olarak ta karşılaşılabilir.
Cinsel
istek azlığının gelişmesine yol açabilecek etkenler arasında biyolojik
dürtünün olmaması, yeterli özgüvenin yokluğu, cinsel acıdan geçmişteki
kötü deneyimler, tacizlerin varlığı,uygun bir esin olmaması, es ile
cinsellik dişi alanlarda iyi bir iletişimin olmaması sayılabilir.
Rahatsızlık genellikle erişkinliğe geçiş döneminde başlar
Tedavide
bilişsel, davranışçı tedavi ve aile terapisi kullanılır.
Cinsel Tiksinti Nedir?
Devamlı
olarak veya tekrarlayıcı olarak cinsel birleşmeden çok fazla miktarda
tiksinti duyarak, cinsel ilişkiden kaçınma halidir. Bu durum kişide yoğun
bir gerilim ya da sosyal ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu teşhisin
konması için bu durumun başka bir psikiyatrik bozuklukla net bir
ilişkişinin olmaması gerekir.
Kişi
cinsel ilişki söz konusu olduğunda kaygılanır, tiksinir ya da korku duyar.
Bu iğrenme hali cinsel birleşmenin herhangi bir anına ilişkin olabilir.
Bunlar sperma ( cinsel birleşme sırasında boşalan sıvı materyal ) ile
ilgili ya da cinsel kasılmalar ve cinsel organların temas etmesi gibi
farklı durumlara yönelik olabilir. Bazı vakalarda öpüşmek ve ten teması
dahi bu durumu oluşturabilir.
Bu
rahatsızlığı olan kişiler o anda bas dönmesi, mide bulantısı, sıcak
basması, terleme, çarpıntı, nefes darlığı, baygınlık gibi yakınmalarla
panik nöbetleri yaşayabilirler. Bu durumdaki kişiler durumdan kaçınmak
için eslerinden çeşitli bahanelerle uzak durarak, erken yatabilir, aşırı
bir çalışma temposu içine girebilir, evde kalma surelerini kısıtlayabilir
ya da alkol-madde kullanımına başlayabilirler. Tedavide başlangıçta imajinasyon yöntemleri ve bazen ilaç tedavileri ile kaygının azaltılması ile psikoterapi sürdürülür. |
Sık
Kullanılanlara Eklemek İçin...
Ana Sayfa Yapmak
İçin...
Psikiyatrist Net Durumundadır...
| Copyright © |