|
|
3-Cinsel Orgazm
Bozukluğu
Cinsel uyarılma sonrası orgazmın devamlı bir şekilde ya
da tekrarlayıcı olarak çok geç olması veya hiç olmaması halidir. Her kadın
için cinsel uyaranın turu ve yoğunluğu farklıdır. Bunun için cinsel
uyarının iyi tetkik edilmesi gereklidir. Bu durum kişide belirgin bir
gerilime ve sosyal ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu sorun asal olarak
başka bir psikiyatrik bozukluk, ilaç,madde ya da başka bir hastalık
nedeniyle oluşmamalıdır.
Hekimin kişide yas, cinsel deneyimlerin öyküsü ve gelen cinsel uyarının
yeterli düzeyde olup olmamasını değerlendirerek bu tanıyı koyması
gerekmektedir.
Kadınlarda orgazma ulaşma durumu yasin ilerlemesi ile artmaktadır. Daha
çok genç yasta rastlanmaktadır. Eğer kişide bu durumun nasıl
yaşanabileceği öğrenilirse , cinsel travmatik yaşantılar, evlilik
sorunları, depresif durumlar ya da başka vücutsal hastalıklarla
karşılaşılmadığı surece bu halin uzun sureli olarak kaybolması nadirdir.
Beraberinde cinsel istek ve uyarılma bozukluğu da bulunabilir. Kadınlar
kendi bedenlerin, haz noktalarını ve özelliklerini daha iyi tanıyıp,
eslerine tanıttıkça bu durumu daha yoğun yaşayabilirler. Yurt dışında
yapılan bir çalışmaya göre (Kinsey) 35 yas üzerinde evli kadınlar arasında
hiç orgazm yaşamayanlar % 5 oranında bulunmuştur. Başka bir çalışmada ise
kadınların % 46 si orgazma ulaşmakta güçlük çekerken, % 15 oranında orgazm
olamamaya rastlanmıştır.
Bu duruma yol açabilecek diğer faktörler arasında hamile kalma korkusu,
esi tarafından reddedilme korkuları, vaginaya zarar gelebileceği endişesi,
erkeklere karşı düşmanca tavırlar, cinsel dürtülere karşı kendini suçlu
hissetme sayılabilir. Bu durumdaki bazı kadınlarda karin alt bölgelerinde
ağrı, cinsel bölgelerde kaşınma ve akıntı, gerginlik, bitkinlik
yakınmaları bulunabilir.
Orgazm bozukluğu (erkeklerde):
Orgazm bozukluğunun kadınlar için belirtilen şartlari erkekler için de
geçerlidir. Erkeklerde en yaygın olarak görülen şekli eşin el ya da oral
uyarısı ile cinsel boşalma sağlanabilmesine karşın , cinsel ilişki
sırasında orgazmın olmaması durumudur. Bazı durumlarda sadece mastürbasyon
ya da sadece cinsel düşlemler ile orgazma ulaşılabilmekte, ilişki
sırasında bu gerçekleşmeyebilmektedir. Orgazmın sağlanması için yeterli
düzeyde cinsel uyarının olması ve yaş artışı ile uyarı yoğunluğunun
artması gerekmektedir.
Neden olabilecek vücutsal hastalıklar:
Prostat operasyonları sonrası, “Parkinson” hastalığı, omurilik kanalında
bozukluklara yol açan nörolojik hastalıklar, bazı tansiyon ilaçları, bazı
anti psikotik ilaçlar da bu durumu oluşturabilmektedir. Geçici olarak
yoğun alkol alimi , kandaki seker düzeyinin çok yükselmesi , bazı hipofiz
bezi tümörleri varlığında da görülebilmektedir.
Psikiyatrik kökenli olan şekil kimlerde
görülmektedir:
Etkilenen kişilerin daha çok Bu rahatsızlığın “obsesif-kompulsif”
bozukluğu olanlarda daha çok görüldüğüne dair araştırmalar bulunmaktadır.
Baskı altında ve katı kuralların olduğu ailelerden gelen kişilerde ,
cinsel konuların tabu olduğu ailelerde bu duruma daha çok rastlanmaktadır.
Bazı kişilerde de kadınlara veya ilişki kurulan kişiye yönelik düşmanlık
hislerinin sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Karşısın da kinin kendi
gözünde cinsel çekiciliğinin kalmaması durumunda böyle bir sonuç ile
karşılaşılabilmektedir
Tedavi:
Eşle birlikte yapılan cinsel tedaviler başarılı sonuçlar vermektedir.
Erkek cinsel organı sertleşme (ereksiyon )
bozukluğu:
Devamlı olarak ya da tekrarlayan bir şekilde , erkek cinsel organında
(penis) cinsel ilişki için gereken düzeyde sertleşmenin elde edilememesi
ya da cinsel ilişki sonuna dek bu düzeyin korunamaması durumudur. Bu durum
kişide önemli derecede gerilime ya da sosyal ilişkilerde güçlüklere yol
açar. Bu teşhisin konması için başka bir psikiyatrik hastalık, bir
ilaç,madde ya da bir vücutsal hastalığa bağlı olmaması gerekmektedir.
Bazı durumlarda cinsel yaşantının hiç bir döneminde ereksiyon
sağlanamamışken, bazı kişilerde başlangıçta bu durum varken, cinsel
birleşme anında bu kaybolabilir. Bazen de sadece mastürbasyon esnasında ya
da uykudan uyanırken ereksiyon oluşur, cinsel birleşmelerde oluşmayabilir.
Bu durum kişide bir cinsel kaygı, gerekli performansı gösteremeyeceği
endişeleri ya da cinsel uyarıma ve zevk alma hislerinde azalma ile
ilişkilidir. Depresyon geçirmekte olan ya da madde kullanım bozukluğu
olanlarda bu soruna rastlanabilmektedir. Bu durum tedavi edilmezse ne
yazık ki evlilik sorunları, boşanmalara , alkol-madde kullanım
bozukluklarına, diğer esin evlilik dişi ilişkilerine yol açabilmekte, bu
nedenle intihar ya da cinayetlerle sonuçlanabilmektedir.
Yasin ilerlemesiyle birlikte görülme oranı artmaktadır. Yurt dışında
yapılan çalışmalara göre ( Kinsey) rahatsızlığın 35 yas civarındakilerde %
2-4 oranında ;80 yas civarında ise % 77 oranında görüldüğü saptanmıştır.
Ancak eğer kişinin sağlık durumu yerinde ve uygun cinsel esi varsa ileri
yaslarda bu durum görülmeyebilir.
Bu duruma yol açabilen vücutsal hastalıklar:
Kabakulak ve fil hastalığı, kalp yetmezliği, damar
sertliği, aort anevrizmaları, böbrek yetmezliği, hidrosel ve varikosel
gibi ürolojik hastalıklar, siroz, solunum yetmezlikleri, penis damar ve
yapı bozuklukları, Klinefelter gibi genetik hastalıklar, vitamin
eksiklikleri, seker hastalığı, hipertiroidi, Addison hastalığı ve
böbreküstü bezi tümörleri gibi endokrin sistem hastalıkları, MS, Parkinson
, ALS, bazı sara hastalığı tipleri, sinir sistemini tutan tümörler,
omurilik kanalını etkileyen travmalar ya da burayı tutan tümörler,
alkol-madde bağımlılıkları, kursun ve bitki oldurucu ilaçlarla zehirlenme
durumları, bazı ilaçlar ( östrojen, bazı tansiyon ilaçları, bazı
antipsikotik ilaçlar) , isin tedavisi, pelvis kemiği kırıkları, ağır
düşkünlük hallerine yol açan hastalıklar ve o bölge veya o bölgeye yakın
sinir ve damarlarına yönelik ameliyatlar ( prostat , kalın bağırsak,
mesane , iliak damar operasyonları gibi) sayılabilir.
Tedavi:
Esler birlikte tedaviye alınır. Bu tedavi için düzenli bir cinsel es
gereklidir. Cinsel tedavide eşlerde bu duruma yol açabilecek başka bir
vücutsal hastalık yoksa başarılı sonuçlar alınmaktadır
Erken boşalma (Prematur ejekulasyon) :
Devamlı olarak ya da ara ara tekrarlayan bir şekilde
boşalma için yetersiz bir cinsel uyarılma ile, kişinin isteği dışında ,
penisin vaginaya girişi öncesi ya da hemen sonrasında boşalmanın (ejekulasyon)
gerçekleşmesi durumudur. Bu durum kişide önemli derecede gerilime yol
açarak, karşısındakilerle ilişkilerinde güçlüklere yol açmaktadır. Bu
teşhisin konması için oluşan durumun başka bir maddenin etkilerine bağlı
olmaması gerekmektedir. Bu tanıyı koyarken kişinin yaşı, eşin ya da cinsel
aktivite durumu ve yerinin özellikleri, yakın zamandaki cinsel
girişimlerin miktarı gibi etkenler dikkate alınır.
Kimlerde daha çok görülmektedir:
Genellikle genç yastakilerde ve cinsel ilişkilere yeni başlayanlarda
görülür. Bazı kişilerde de , devamlı alışılmış eşle değil de ek olarak
başka bir ilişkiye başlayınca oluşabilmektedir.
Daha çok eğitim düzeyi yüksek kişilerde rastlanmaktadır. Erkeklerin % 30
unda olduğu düşünülmektedir. Daha önceki cinsel girişimleri hayat
kadınları ile alelacele bir şekilde olan kişilerde, fark edilmeleri
halinde rezaletler çıkacağı olası yerlerde bu girişimlerde bulunanlarda
çok kısa sürede orgazm sağlama alışkanlığı nedeniyle oluşmaktadır.
Erken boşalma nedenleri :
İlişkide bulunan kişi ile ilgili sorunlar, evlilik
sorunları bu duruma yol açabileceğinden, hem bozuk giden evlilikler bu
soruna yol açmakta, hem bu sorun evliliklerde zorluklara yol açmaktadır.
Başlangıçta olmayan, ancak devam eden ilişkilerde ortaya çıkan erken
boşalmaya cinsel ilişki yoğunluğunun azalması , sertleşme bozukluğu
olacağı endişesi sebep olabilmektedir.
Bazı kişilerde bilinçaltında yatan cinsel ilişki ile ilgili düşünceler bu
duruma sebep olmaktadır. Sertleşme bozuklukları konusunda belirtilmiş olan
ailesel yapı ve bu durumun gelişmesindeki etkenler bu konuda da söz
konusudur.
Tedavi:
Eş birlikteliğinde ya da essiz olarak yapılan boşalma
suresini uzatıcı cinsel tedaviler başarılı olmaktadır.
|
|