|
|
Depresyon Belirtisi
Kişi ağlamaklı, neşesiz, sanki dünyayı sırtında taşıyor gibi bitkin,
omuzları çökmüş bir görünümdedir. Kişilerin eğlenip güldüğü şeyler,
onlarda ayni etkiyi oluşturmayabilir.
Bazı durumlarda da kişiler bu durumda olduklarını kabul etmek istemezler
ve bunu göstermezler. Bu durumda kişi vücutsal belirtiler (baş, karın,
eklem vs. ağrıları, çarpıntı, nefes darlığı gibi kaygı durumları ya da
cinsel bozukluk belirtileri ile başvurabilir.
Karşılaşılabilecek cinsel bozukluk durumları arasında hem erkek hem de
kadınlarda cinsel istekte azalma, ön sıralarda yer tutmaktadır. Kadınlarda
depresyon sırasında adet dönemlerinde geçici kesilmeler, orgazm sorunları
görülebilmektedir. Erkeklerde ise erektil disfonksiyon diye
adlandırdığımız sertleşme bozukluğu görülebilmektedir. Bazı vakalarda ise
atipik depresyon dediğimiz durumlarda ( klasik depresyondan farklı olarak
aşırı uyku, kilo alma, uykuya dalma güçlüğü, sabah veya akşam mutluluk
düzeyinde kötüleşmeler ) cinsel istekte artışlar ve tekrarlayıcı cinsel
ilişki istekleri görülebilmektedir.
İstek ve ilgilerde azalma ve kayıplar başlangıçta bir takım şeyleri
mecburen ve daha uzun sürede ,oflayıp,puflayarak yapmakla başlar.
Hoşlanılarak yapılan etkinliklerde de azalma ve artık hiçbir şeyden zevk
almama , hayattan soğuma ile sürer. Kişiler çocukları, eşlerine karşı
hiçbir şey hissetmezler . İntiharı tek çıkar yol olarak görebilirler.
Kendiliğinden yaptıkları doğal hareketleri azalır. Bakışları yere doğru
yönelmiş olup, boyun ve gövdeleri öne eğik durur. Konuşmaları da
hareketleri gibi azalmış olup, yavaş ve kısık sesle konuşabilirler.
Sorulara yanıt vermek için gereken süre uzamış ve tek kelimeyle yanıt
alınmıştır. Zamanın çok yavaş geçtiği ya da durduğu şeklinde bir algı
yaşanmaktadır. Unutkanlık, konuşma, tv den bir şeyler izleme
,konuşulanları anlama gibi konsantrasyon gereken durumlarda dikkati
yoğunlaştıramama " söylenenlerin bir kulaktan girip diğerinden çıkması"
durumu oluşmaktadır. Karasızlık basit şeyler üzerinde bile seçim yapamama
bulunmaktadır. Geçmişin acı hatıraları daha çok hatırlanıp, ısrarla
bunların akla gelip, kendini suçlama, geleceğe yönelik umutsuzluk, hiçbir
şeyin daha iyi olmayacağı, hastalığının artacağı, ekonomik düzeninin
bozulacağı , "ne olacak bu memleketin hali" şeklinde verimsiz kötümser
düşünceler gözlenir.
Kişilerde olumsuz ya da gerçekdışı değerlendirmeler görülebilir. Bir
şeylerden yoksunluk, eksiklik düşünceleri, kendini yeterli görmeme,
gerçeküstü boyutta kendini suçlama, ümitsizlik, kötümserlik, kendine
kimsenin yardım edemeyeceği düşünceleri, ölüm ve intihar düşüncelerinin
yineleyerek akla gelmesi fazla miktarda görülmektedir. Tedavi olmayan ya
da yetersiz tedavi alan hastaların % 15 e ulaşan bir kısmında intihar
görülebilmektedir.Uyku bozukluğu gece çok fazla miktarda uyanma ve sabah
normalden erken uyanıp, bir daha uyuyamama ile karakterizedir
|
|