|
|
Mitoloji ve Psikiyatri Yazıları
Mitolojide haksızlık, hainlik ve
terbiyesizliklere verilen cezalar:
Tantalos'a verilen ceza:
Tantalos şu anda Manisa , Muğla, İzmir illerimizle sınırlı olan eski Lidya
ülkesinin kralı imiş. Aynı zamanda Zeus'un da , o bölgede yaşayan en güzel
kızlardan Plouto'dan doğmuş oğullarından biri imiş. Zenginliğin verdiği
bir şımarıklık ve Zeus'un oğlu olmasının getirdiği bir büyüklük ve
çevresini alaya alma şeklinde davranışları varmış. Sürekli olarak
entrikalar çeviriyor, tanrılardan duyduklarını insanlara aktararak düzeni
bozuyor, Zeus ve tanrıların birlikte yemek yediği tanrılar sofrasından
tanrısal içeceği çalıyor, adeta her türlü kötülüğün altından çıkıyormuş.Tantalos
kantarın topuzunu o kadar kaçırmış ki , oğlunu öldürerek tanrılara onun
etiyle yemekler yapmış. Bu vahşi davranışlara çok öfkelenen Zeus
Tantalos'a çok ağır bir ceza vermiş. Tantalos cezasını çekmek üzere
getirildiği bu yerde acıktığında başının hemen üzerinden sarkan çok güzel
asma yaprakları arasındaki üzümlere uzandığında salkımlar bir anda onun
ulaşamayacağı bir yüksekliğe çekiliyor; susadığında su içmek için
eğildiğinde daha önce çenesine dek su içindeyken, su toprağın içine
çekiliyormuş. Sonuçta yaşamak için her türlü olanağa sahipken, bu
nimetlerden faydalanamadan , yaptıklarının cezasını çekiyormuş. Tantalos
gibi sahip olduklarının kıymetini bilmeden , onursuzca yaşayanlar,
kendilerinden beklenen olgun davranışları göstermeyenler, insanlar
arasında sorunlara yol açan kişiler er geç cezalarını bulurlar.Kısa vadede
bir şeyler kazansalar bile önce, sahip oldukları maddi birikimlerini
kaybederler sonra onurlarını ve en sonunda hayatlarını . Kişilerde sadece
kendileri zevkleri için başkalarının can ve mal güvenliklerini hiçe
sayarak yasadışı davranışlarda bulunma, hayati tehlikeler içeren eylemlere
fütursuzca atılma, çevresindekileri aldatma, trafikte suç işleme,
uyuşturucu madde kullanıp satarak , insanları zehirleme, hırsızlık ve gasp
suçlarına karışan kişiler psikiyatride antisosyal kişilik bozukluğu olarak
tanınırlar. Bu kişiler daha çocukluk yaşlarından itibaren aile ve
çevrelerinden fiziksel, duygusal ve bazen cinsel tacizler yaşamış, düzenli
aile ilişkileri olmayan kişilerdir.Cezaevleri olağan mekanlarındandır.
Erken yaşta yasadışı ya da tehlikeli işler nedeniyle hayatlarını
kaybederler.
Su testisi su yolunda kırılır derler. Sahip olduklarımızın kıymetini
bilelim, kendi eşimizin, işimizin, çocuklarımızın, ailemizin, vücudumuzun
ve içinde yaşadığımız şehrimizin. Çocuk esirgeme kurumlarındaki çocukları
daha bebekliklerinde ziyaret edelim , onlara az da olsa içimizde doğal
olarak bulunan sevgimizden verelim, onların ileride sevgiden uzak kişiler
olmasına engel olalım.Ruhumuzdan ve çevremizden Tantalosvari davranışları
, kendimize hakim olarak ve kendimizi başkalarının yerine koyarak
uzaklaştıralım, mutluluğumuza kendimiz de katkıda bulunalım.
Sisyphus'a verilen ceza:
Sisyphus o döneme dek yaşayan insanların en akıllısı olarak bilinirmiş.
Kendisine danışmaya ve yardım istemeye gelen kişilere, pratik zekası ile
enfes çözümler sunarmış. Bir gün ölüm tanrısı Thanatos Sisyphus'u
yakalayıp, ölüler alemine götürmek istemiş. Ancak bu olayın tersi
gerçekleşmiş ve yakalanan Thanatos olmuş. Ölüm tanrısı ortalıktan
kaybolunca kimse ölmemeye başlamış.
Bu dünyanın tüm dengelerinin değişmesi demekmiş. Zeus olaya el koyarak
Sisyphus'u yakalatmış. Ancak Sisyphus yeraltı tanrısı olan Hades'i de
kandırarak, tekrar dünya üzerine dönmüş. Aradan gecen uzun yıllara rağmen
söz verdiği gibi yeraltına dönmeyen Sisyphus'u tanrıların emir eri olarak
bilinen Hermes, Hades'e teslim etmiş. Sisyphus ise doğanın dengesini
bozmaktan cezaya çarptırılmış. Cezası yaklaşık kendi boyundaki bir kayayı
bir tepeye çıkartmakmış. Ancak tam bu yüksekliğe çıkınca kaya tekrar
aşağıya yuvarlanıyormuş. Bu olay sürekli olarak tekrarlanıyormuş.
Sisyphus'un cezası deyimi bati dillerinde bitip tükenmek bilmeyen işler ve
olaylarla ilgili olarak kullanılmaktadır. Mutluluklar başkalarının
mutsuzluğu üzerine kurulmamalıdır. Doğanın denge , düzen ve temizliğinin
başkasının ve bugünümüzün yararına olsa bile değiştirilip, tahrip
edilmesi, ileriki yıllarda ve bizden sonraki nesillerin çok zor durumlar
içine düşmesine yol açacaktır. Sisyphus'un kayasını ne biz, ne
çocuklarımız, ne ülkemiz, ne de tüm insanoğlu çeksin, birbirimize,
çevremize ve doğaya saygı duyalım, en azından bundan sonra.
 |
|