|
|
Mitoloji ve Psikiyatri Yazıları
İnsanlar arasındaki sınır sorunu ve sınırsızlığın sonuçları-Arakne ve
Athena
Mitolojide Zeus’un kendi kafasının içinden doğurduğu zeka tanrıçası Athena
, zeka ve bunun getirmiş olduğu beceriye sahip olanların koruyucusu imiş.
Athena üstün zekası ile oluşturduğu el sanatlarında o denli ileri gitmiş
ki, tanrıça Hera’nın gelinliğini tek başına yapmış. Dantel, nakış,örgü vb
gibi kadın el sanatlarının piriymiş.
Lydia’da yaşayan Arakne adındaki güzel kız da, aynı Athena gibi çok güzel
bir şekilde bu sanatlarla uğraşıyordu. O kadar ince ve şık bir şekilde oya
ve gergef işlemekte imiş ki, peri kızları bile hayranlıkla onun
yaptıklarını seyretmekteymişler. Bir gün peri kızları kendisine gelip, “o
kadar güzel yapıyorsun ki, sana bu işi zeka tanrıçası Athena mı öğretti?”
diye sormuşlar. Arakne de buna karşılık olarak “benimle kimse bu işte
yarışamaz, Athena’yı bile bu sanatta geçerim” diye yanıt vermiş. Doğal
olarak Athena bu duruma kızmış ama bir yandan da “bakalım bu ölümlü
benimle gerçekten başedebilecek mi” diye düşünerek yaşlı bir kadın
görünümüne bürünerek Arakne’nin yanına gelmiş. Athena Arakne’ye “sen bu
işte çok iyi olabilirsin, ancak kendini büyük görme , elbette ki, senden
iyileri mutlaka bulunmaktadır, en azından senin bilmediğin motifleri
bilenler bulunur, hele hele bir tanrıça Athena mesela” demiş. Arakne gene
mağrur bir şekilde “ben boş yere gurura kapılmıyorum ya da kendimi
sebepsiz yere başkalarından üstün görmüyorum. Ancak gerçek ortada, kendine
güveniyorsa Athena gelsin,yarışalım” diye karşılık vermiş. Bu meydan okuma
karşısında Athena birden bire girdiği yaşlı kadın kılığından ,gerçek
haline dönmüş. “İşte geldi, hodri meydan” demiş. Ellerine aldıkları
gergefleri büyük bir hız ve incelikle işlemeye başlamışlar. Athena doğal
olarak tanrı ve tanrıçaların mekanı Olimpos’tan ve tanrı ve tanrıçaların
yaptığı büyük işlerden sahneler işlerken; Arakne tanrı ve tanrıçaların aşk
sahnelerinden görüntüler işlemekteymiş. Athena ki, hakkında hiçbir şekilde
aşk dedikodusu olmayan ve namus kavramının timsali ve koruyucusu olarak
bilinmekte, işleriyle meşguliyeti nedeniyle evlenmemiş bir tanrıçaymış.
Bir gün kendisini nehirde yıkanırken gören yaşlı bir adamı bile kör
etmişken, bu tür sahnelerin resmedilmesine tahammül etmesi beklenemezdi.
Sonunda her ikisi de gergef işlerini bitirmişler. Athena Arakne’nin
yaptığı gergefi alıp, yırtmış. Arakne bu davranışa karşılık olarak ,
kendini öldürmek istemiş. Athena da “Madem sınırını bilmiyorsun ve ayrıca
kendini bu işte bir numara görüyorsun, sen bundan sonra ömrünü ağ üzerinde
desen işleyerek geçireceksin” diyerek onu örümceğe çevirmiş. O günden beri
de örümcekler, bu durumun utancı ile hep kuytu köşelerde ve sessiz sedasız
bir şekilde ağlarını örmüşler.
İnsanlar zekalarını, becerilerini, zenginliklerini ve görünümlerini
başkaları ile kıyaslamamalıdır. Aslında hepimiz bir maraton koşmaktayız.
Tek rakibimiz kendimizdir. Kendimizi başkaları ile kıyaslamak bize
gereksiz bir gurur ve mutsuzluktan başka bir şey getirmez. Bu şekilde
kendimizle ya da geçmişimizle aşırı şekilde övünmek gelişmemizi de önler.
Önemli olan “şimdi ve burada” ilkesidir. Bu durum kişiler için olduğu
kadar uluslar için de geçerlidir. Geçmişimizle tabii ki övünebiliriz ancak
, gelecek için çalışmamak o günleri düşünüp üzülmekten başka bir işe
yaramaz.
Aynı şekilde çocuklarımızı da başkalarının çocukları ile kıyaslamak,
onların kendilerine olan güvenini sarsacaktır. Çocuklarımızı bizim
yapamadıklarımızı yapmaları yönünde zorlayıp şartlandırmamalı, onları
karşılayamayacakları hedeflere doğru itelememeliyiz. Her çocuğun kendine
ait, kendi çapında bir becerisi vardır. Bunun aksi yönünde hareket etmeye
zorlamak, onları depresyona itecektir. Çocuklarımız yarış atı olmamalı,
sadece doğru, dürüst, gerçekçi kısaca adam olmalıdırlar.
Bir de tabii ki sınır sorunu vardır. Her insan belli şeyleri bilebilir.
Bilmediğimiz konularda ahkam kesmek, bizi gülünç durumlara düşürmekten
başka bir hedefe ulaştıramaz. Her insanın hassas olduğu konular vardır.
İnsanların kendi güvenlik alanlarına müdahale edilmemelidir. Aşırı
müdahaleci olmak iyi niyetli bile yapılsa zıt etki yapabilir.
Son söz olarak karşılaşılan olumsuz sonuçlar , kişileri hemen
yıldırmamalı, çözümsüzlük ve intihar düşüncelerini çağrıştırmamalıdır. Bu
tarz bir davranış yapısı gösterenler, düşünüş yapılarını daha farklı hale
getirmek için yardım istemelidir. Her olumsuz olay insanlara bir şeyler
öğretir, yapılan yanlışlar nedeniyle öğrenilenler, kolay kolay unutulmaz.
Unutulmamalı ki, en iyi öğrenme yolu deneme yanılma yoludur. Hepinize
zaman karşı kendi başınıza koştuğunuz, kendi sınırlarınızı bildiğiniz
hayat maratonunda başarı ve mutluluk dileklerimle.

|
|