|
|
Mitoloji ve Psikiyatri Yazıları
Niobe ve kibirli davranışların sonuçları:
Niobe Lidya kralı Tantalos'un kızı imiş. Babası gibi aşırı gururlu ve
kibirli bir karakteri olan prenses , altı kız altı erkek olmak üzere on
iki çocuk sahibi olmakla övünürmüş ( tabii o zamanlar enflasyon falan yok,
insan sayısı da az, bolluk içinde her yer, çocuk okutma ev alma derdi
yok). Tabii ki her anne çocukları ile övünür ancak Niobe çevresindeki
diğer anneleri de kendinden aşağı görürmüş, onların çocuklarını kendi
çocuklarından daha az sayıda ( şimdiki genel tavrın aksine) ve çirkin diye
küçümsermiş. Bu aşağılamadan Artemis ve Apollon'un annesi Leto da nasibini
almış. Prenses Niobe « Benim on iki tane birbirinden akıllı ve birbirinden
güzel çocuğum var. Benim ve soyumun geleceği garanti altında, birine bir
şey olsa diğerleri varlığımızı sürdürür »diye düşünüyormuş. « Leto da
kimmiş, onun sadece iki çocuğu var, onun dişiliği bu kadar diyormuş (
sevgili mankenlerimiz o dönemlerde yaşasalardı işsiz kalmışlardı demek
ki). Leto bu sözlere çok üzülünce , durumu çocuklarına söylemiş. Apollon
ve Artemis de bu durum karşısında Niobe'nin tüm çocuklarını oklarıyla
öldürmüşler. Niobe onların cansız vücutları başında o denli üzülüp ağlamış
ki, gözlerinden kanlı yaşlar dökülmüş. Artık daha fazla ağlayamayan, adeta
buz kesilen Niobe , Zeus'a bu acıdan kurtulmak için kendisini taşa
çevirmesi için yalvarmış. Zeus da onu kayaya çevirmiş. Manisa ilimiz
sınırlarında bu boynu eğik kadın şekilli kayayı görebilirsiniz, ister
inanın ister inanmayın bu kayanın bir tarafı yılın hangi mevsimi, günün
hangi saati olursa olsun nemlidir, adeta sessizce akan gözyasları gibi.
İnsanlar sahip oldukları kültürel, manevi, sosyal değerleri, kişilik
yapıları ile ön plana çıkmalıdırlar. Kibir insanı kemiren olumsuz
özelliklerden biridir. Kırkpınar güreşlerinde pehlivanlara şöyle
seslenilir ‘ alta düştüm diye yerinme, üste çıktım diye sevinme’. Hayatta
her an her şey olabilir. Daima kafamızın üzerinde bir saç teline asılı
duran kılıç olduğunu düşünmemiz gereklidir. ( Demokles’in kılıcı). Kimin
ne zaman ne olacağı belli olmaz. Varsıllar ( maddi ve manevi olarak tüm
yetileri, kendilerine ait olan şeyler yönünden) sahip olduklarıyla
böbürlenerek, diğer insanları eksiklikleri ya da yoksullukları nedeniyle
küçümsememeli, yoksullar ( maddi ve manevi tüm sahip olunan özellikler
şeklindeki bir yoksulluk) da kendilerinden, gelecekten ve hayattan ümit
kesmemelidir. Her insan kendi başına bir zenginliktir. Her insandan
mutlaka öğrenebileceğimiz bir şeyler vardır ( örnek almak ya da almamak
yoluyla). En büyük zenginlik, çevresine ışık saçıp bundan haz duyulan
kültürel zenginliktir. Daha iyi bir toplum olmamız birbirimizi daha iyi
anlamamıza, tanımamıza, sevgi ve anlayışla yaklaşmamıza bağlıdır.

|
|