Psikiyatrist Net  | Biz Kimiz  | Neredeyiz  | Anlaşmalı Bankalar  | Ziyaretçi Defteri  | E mail | A Z İndex |       
 

Ana Sayfa                                                                                     Psikiyatrist Net A-K   I  Psikiyatrist Net L-Z   I  Psikiyatrist Net Testleri        

  Beethoven
  Mahatma Gandhi
  Mozart
  Wright Kardeşler
  Tarık bin Ziyad
  Van Gogh
  Dostoyevski
  Theodora
  Moliere
  Tolstoy
  Kepler
  Isaac Newton
  Madam Curie
  Alfred Adler
  Melanie Klein
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Tarihteki Önemli Kişiler ve Psikiyatri

  Evhanımı olmak bilim adamı olmaya engel olamaz- Melanie Klein;

 
 
1882 yılında Viyana'da doğmuş olan Klein, diş hekimi bir babanın kızıdır. Doktor olma isteğine karşın, genç yaşta evlenip, çocuk sahibi olmuştur. I.Dünya Savaşı öncesi yerleştikleri Budapeşte'de psikanalize ilgi duyarak, Ferenczi'nin etkisiyle çocuklara psikanaliz uygulamaya başlamıştır. 39 yaşında davetli olarak gittiği Berlin Psikanaliz Enstitüsü'nde beş yıl kalarak bu konudaki tekniğini geliştirmiştir. 43 yaşındayken Salzburg'da bu konuda yapılan bir kongrede dikkatleri üzerine çekerek, E.Jones tarafından İngiltere'ye davet edildi ve Londra'ya yerleşti. 52 yaşında iken kuramsal açıklamalarında yetişkin hastalar üzerinde yaptığı gözlemlerden de yararlanmaya başlamıştır. Freud'dan sonra psikanalizin en etkin kuramcılarından olmuş ve "nesne ilişkileri" ekolünün kurucusu olmuştur. 1960 yılında 78 yaşında iken hayata gözlerini yummuştur.

 Agresyon, nefret, sadizm ve benzeri durumları anlamada ölüm dürtüsünün merkezi rol oynadığını savunmuştur. Bunların ölüm dürtüsünün türevleri olduğunu düşünmüştür. Ona göre çocuk doğumdan getirdiği ölüm dürtüsü türevlerini anneye yansıtır. Bu durumda anneye yüklediği "kötü" imajından dolayı, onun tarafından saldırıya uğrama korkusuna düşer. Bu şekilde geliştiğini belirttiği duruma "persekutuar anksiyete" (zarar görme kaygısı) adını vermiştir. Bu kaygının oluştuğu dönemde çocuk için herşey (anne ve çocuğun tüm çevresi) iyi ve kötü olarak ikiye ayrılmıştır. İlerleyen gelişim aşamalarında çocuk anneye hem olumlu hem olumsuz özellikleri yüklemeyi öğrenir. Anneyi olan tüm yeterli ve yetersiz özellikleri ile kabul etmeyi öğrenmeye çalışır. Klein çocuklarla ilgili çalışmalarında çocukların oynadıkları oyunlar ve bunların sembolik rollerini çalışmalarında kullanmıştır.

 İnsanlar genellikle bir anda iki işi bir arada yapmakta zorlanırlar. Elbette bu da bir alışkanlık sorunudur. Ancak, bazen aileler çocuklarına "kızım, ders çalış bırak müzikle uğraşmayı" ya da "oğlum bırak top oynamayı ve derslerine bak" derler. Oysa ki bir insan bir konuda başarılı ise, başka konularda da başarılı olmaktadır genellikle. Akıllı ve dengeleri kurabilen kişiler, "bir koltukta iki karpuz taşımak" deyiminde olduğu gibi farklı alanlarda aynı zaman dilimlerinde başarılar kazanabilirler. Kültürel zenginlik sadece ders çalışmakla sağlanmaz. Kendimizle gurur duyabilmemiz için başka alanlardan da beslenmemiz gerekir. Evhanımı olan Melanie Klein da içinde sönmemiş olan öğrenme ve üretme isteğini azmi ile körüklemiştir. Çocuk sahibi olmak da üretmemek ve yeni şeyler öğrenmemek için mazeret değildir.

 Ev hanımlığı ya da emeklilik gibi dışarıda çalışılmayan (aslında her iki durum da çok yorucu ve zor durumlardır) hallerde, insanlar kendilerini bırakmamalı, içlerindeki çocuğun öğrenme çığlıklarına kulak kabartmalıdırlar. Yapamayacağımız iş, aşamayacağımız engel yoktur, kendimize ait olumsuz önyargılardan başka. Evhanımları ve emekliler çocuklarına ve torunlarına örnek olmak için ve kendilerini geliştirebilmelidir. Sosyal faaliyetler, çok çeşitli kurslar ve sportif aktivitelerle kendilerini zihnen ve bedenen canlı tutmalıdırlar. Aksi halde beyin hücreleriniz ve tüm vücudunuza ait organlar yavaş yavaş sizi yarıyolda bırakacaktır.

 Aşırı kaderci olmak da, kendimize uyguladığımız en büyük ihanetlerdendir. İsteğimiz dışında bir takım şeyler ters gidebilir. Ancak ebeveyn ve insan olarak görevimiz rüzgarda köklerimizle yere sarılarak, sürüklenmemektir. Hiç birimiz sandığımız kadar zayıf değiliz. Sadece kendimizi negatif şartlanmalarla, uygunsuz çıkarımlarlarla yıldırmayalım.

 Hiç bir şey insanın kendisine acımasından, umutsuzluktan kötü olamaz. Hangi meslekte, hangi yaşta olursak olalım içimizdeki çocuklu ve gençlikten kalma cevheri ortaya çıkarmalıyız. Öyle ki torunlarımız bize "süper babaanne, seni çok seviyoruz" diyebilsinler

 

Psikiyatrist Net'i favori siteler listenize eklemek isterseniz. Sık Kullanılanlara Eklemek İçin...                                     Psikiyatrist Net'i açılış sayfanız yapmak isterseniz Ana Sayfa Yapmak İçin...                      Psikiyatrist Net    Durumundadır...
    Copyright ©2003 Psikiyatrist Net ziyaretçilerine psikiyatri hakkında bilgi vermek üzere kurulmuş bir sitedir.