Psikiyatrist Net  | Biz Kimiz  | Neredeyiz  | Anlaşmalı Bankalar  | Ziyaretçi Defteri  | E mail | A Z İndex |       
 

Ana Sayfa                                                                                     Psikiyatrist Net A-K   I  Psikiyatrist Net L-Z   I  Psikiyatrist Net Testleri        

  Beethoven
  Mahatma Gandhi
  Mozart
  Wright Kardeşler
  Tarık bin Ziyad
  Van Gogh
  Dostoyevski
  Theodora
  Moliere
  Tolstoy
  Kepler
  Isaac Newton
  Madam Curie
  Alfred Adler
  Melanie Klein
  Carl Gustav Jung
  Harry Stack Sullivan
  Sokrates
  Osiris
  Galileo
  Janet
  Piaget
 
 
 
 
 
 

Tarihteki Önemli Kişiler ve Psikiyatri

  Sokrates ve baldıran zehrini şerbete dönüştürmek:;
 
 
Bir taşçı ustası ile bir ebenin oğlu olarak İ.Ö. 470 yılları civarında dünyaya gelen Sokrates, felsefenin önemli kilometre taşlarından biridir. Çok sade bir yaşamı yeğlemiş olan Sokrates, yaşıtları ve çevresindekiler arasında çok da yakışıklı denemeyecek, giyimine fazla özen göstermeyen, buna karşın insanlara birşeyler öğretebilmek, eşinin kaprislerine ve çevresindekilerden gelen ağır eleştirilere dayanabilecek kadar sabırlı ve herşeye karşı direnerek doğruyu söyleyecek kadar cesur bir insan olarak tanınırdı. Okullarda ve çeşitli toplantılarda öğretilerini insanlara ulaştırmaya çalışmıştır.

 Öğretisini benimseyen dönemin ünlü fikir adamları arasında Eflatun, Ksenophon, Phaidon, Alkibiades gibi çok sayıda kişi bulunmaktadır.

 Sokrates bir alanda erdemli olarak düşünülen ve o konudaki erdemin içerik ve niteliklerinden haberdar olması gereken kişilere sorular sorarak başlarmış. Bu sorular sırasında kişinin gerçekten düşündükleri, savundukları ve hissettikleri ile çevreye karşı gerçekleştirdiği eylem ve söylemin çelişkili olduğu ortaya çıkarmış. Bu nedenle Sokrates "birşey biliyorsam, o da birşey bilmediğimdir" şeklindeki düşüncesini yayarak, insanların kendisini geliştirmesinin sonu olamayacağını, hiç birşeyin yeterli olmadığını insanlara öğretmeye çalışmıştır. "İyi olan tek şey bilgi, kötü olan tek şey bilgisizliktir" demiştir. Öncelikle hepimizin kendimizi daha iyi tanımamızı, çelişki ve yanlışlarımızın farkına varıp, gelişmeye çalışmamızı, bunlardan sonra daha etkin olarak çevredeki sorunlar üzerine yönelmek gerektiğini öne sürmüştür. Düşünmenin ve bilgi sahibi olmaya çalışmanın iyi yaşama sanatını elde etmeye yeteceğini ileri sürmüş, iyi ahlağı daha uzunerime yönelik çalışan, güçlü bir akli temel üzerine oturtmuştur. Onun ileri sürdüğü akıl ve bilgi temelinde yükselen ahlak düşüncesi, pek çok felsefecinin katılıp, geliştirmeye çalıştığı bir konu olmuştur. Bir çok eski felsefe okulu temellerini ondan almıştır. Sokrates, Eflatun'u, Eflatun da Aristo'yu yetiştirerek bilginin devamını sağlamışlardır. Sınıf içinde ders vermek yerine açık ortamlarda, meydanlarda doğal ortamlarda herkesle rahatça konuşarak, eğitimi cazip bir hale sokmaya gayret etmiştir.

 Peloponnes Savaşı sırasında Atinalılar saflarında deneyimli bir asker gibi savaşmıştır. Atina şehir devletinin yıkılmasından sonra site tanrılarına gereken saygıyı göstermediği, yeni tanrılar düşüncesinde olduğu, bu nedenle gençliğin ahlakını ve düşünsel yaklaşımlarını bozduğu gerekçesiyle dinsizlikle suçlanarak devletin yıkılmasından sorumlu tutuldu. Mahkemede kendi savunmasını yapan, hapishaneden kaçma teklifini reddeden Sokrates, mahkemece baldıran zehiri içmek suretiyle ölüme mahkum edildi. Zehri içerken ruhun ölümsüzlüğü konusunda konuşma yapmış, o esnada onun ölümüne engel olamayan dostlarının gözyaşları arasında, gülümseyerek hayata gözlerini yummuştur.

 Dış görünüşe önem vermek, iç dünyamızın ve kültürel gelişmemize yönelik girişimlerin önüne geçiyorsa, dışımıza harcadığımız zaman ve parayı, içimiz için harcamıyorsak kaliteli yaşayamıyoruz, insanları ve kendimizi aldatıyoruz demektir. Marka tutkusu ve günübirlik yaşamak gelecekteki fırsatları kaybettirecektir. Sadece vücutsal güzellik, giyim kuşam, zevk ve eğlenceye ayrılan zaman kalıcılığa bir katkıda bulunmaz. Herşeyin zamanlamasını, oranlamasını iyi bir şekilde yapmak, doğal bir şekilde gerçekleştirmek, bu düsturu yeni nesle de öğretmek için gerçekçi bir yaklaşım sergilememiz gerekir. Büyük düşünüp, büyük gibi davranmaksızın büyük olamazsınız.

Geldiğimiz noktayı, sahip olduğumuz birikimi hiçbir zaman yeterli görmemeliyiz, ne kadar fazla bilgi birikimimiz olursa olsun, hala öğrenecek çok şeyimiz vardır. Kendi herhangi bir konudaki bilgisi ile gururlananlar da aslında çok şeyi bilmediklerinin farkında değildirler. Dünyaya bırakabileceğiniz en kalıcı şey, sizin bıraktıklarınızı daha ileriye götürecek kişilerdir. İnsana yapılan yatırım, en karlı yatırımdır. Sanat için sanat yapanlar ölümsüzlüğe ulaşırlar. Doğru bildiklerini söylemek, zorbalık ve cehalet karanlığından korkmamak bilgeler için vazgeçilmez bir kuraldır. Küçük hesaplar için ilkelerinden taviz vermezler.

Başkalarının önemsedikleri parasal güç, rütbe ve alkış onlar için önemli değildir. Onların iç destekleri varlıklarının tek itici kuvvetidir. Başkalarının desteğine muhtaç olanlar gelecekten endişe edebilirler. Korku ve muhtaçlık duyguları ile zekanızı yeterince kullanamazsınız, korkudan korkmak en kötü hastalıktır. İçdesteği yeterli olanlar ise insanları peşlerinden sürükleyebilirler. Toplumların endüstriyel, kültürel ve ahlaki açıdan gelişimi bu tür kişilerin çoğalmasına bağlıdır. Bu kişiler için baldıran zehiri içmek, şerbet içmekten farksızdır. Korkusuz, sanatçı, bilge, öğrenmeye aç, kendini bilen ve tanıyan bir yükselen nesil için önce anne,babalar, sonra öğretmenlerin Sokratesleşmesi ve onların da büyüdüklerinde kendilerinden sonra Eflatun'ları yetiştirmesi , zincirleme reaksiyonu devam ettirmeleri dileğiyle.

 

Psikiyatrist Net'i favori siteler listenize eklemek isterseniz. Sık Kullanılanlara Eklemek İçin...                                     Psikiyatrist Net'i açılış sayfanız yapmak isterseniz Ana Sayfa Yapmak İçin...                      Psikiyatrist Net    Durumundadır...
    Copyright ©2003 Psikiyatrist Net ziyaretçilerine psikiyatri hakkında bilgi vermek üzere kurulmuş bir sitedir.