|
|
Tarihteki Önemli Kişiler ve Psikiyatri
Piaget ve Ar-Ge
Jean Piaget 1896 yılında İsviçre’nin Neuchatel kentinde doğmuştur. İlkokul
öncesi yaşlarda çevresinde gördüğü hayvanlar, rastladığı mekanik aletlere
yoğun bir ilgi göstermekteymiş. 10 yaşında yumuşakçaların
sınıflandırılması üzerine,11 yaşında iken de çevresindeki çeşitli
cinslerdeki serçelerin davranış yapıları ve birbirlerinden farklılıklarını
konu alan ilk bilimsel makalesini yazmış ve bu çalışması bir biyoloji
dergisinde yayınlanmıştır. Kendisine olan inancı ve sosyal cesareti ile
şehrin doğa tarihi müze müdürü ile görüşerek, orada araştırmalar yapmak
için izin istemiş, haftada iki gün müdürün asistanı olma şansını elde
etmiştir. Bu dönemde çok sayıda çalışması biyoloji dergilerinde
yayınlanmaya devam etmiştir. Zaman içinde sadece biyoloji ile değil,
felsefe ile de ilgilenmeye başlamış, felsefe ve psikoloji alanında dönemin
önde gelen düşünce adamlarının eserlerini okumuştur. 18 yaşında iken,
felsefe alanında dergilere makale ve denemelerini yazmaya başlıyordu. 22
yaşında iken, üniversiteden mezun olup, 25 yaşında doğal bilimler
konusunda doktora tezini hazırladı. 2 yıl süre ile, Zürih’te bir
laboratuvarda çalışma olanağına kavuşuyordu. Aynı zamanda da hem Sorbonne
Üniversitesi’nde psikiyatri konusunda çeşitli derslere katılıyor, hem de
Bleuler ile birlikte hastanede psikiyatri üzerine çalışıyordu. Cenevre’ye
yerleşerek, zeka testleri hazırladı. Zeka ve düşünce kategorileri üzerinde
yaptığı çalışmalarla Jean-Jack Rousseau Enstitüsü araştırma bölümünde
yönetici olarak görev aldı. 30 yıl kadar bu görevde kalarak, çocuğun zeka
gelişimi ile ilgilendi. İlk çalışmalarını kendi çocuklarını sistematik
olarak gözleyerek yaptı.
Piaget için gelişme süreklidir. Çocuğun yaşaması gereken aşamalar dengeli
bir erişkinlik durumuna ulaşabilmesi için başarılı bir şekilde geçilmesi
gereken dönemlerdir.
59 yaşında iken Cenevre’de “Uluslararası Genetik Epistemoloji Derneği” ni
kurmuştur. Genetiğin etkilerinin ve çevresel etkenlerle bir araya gelerek
organizmayı nasıl etkilediğini göstermiştir. Çocukta zeka gelişimini
evreleyerek göstermeye çalışmıştır. Yinelemeler yoluyla çevresel etkenler
çocuğun biyolojik özellikleriyle dengelenerek uyum sağlar. Ayrıca
çocukluğun çeşitli yaşlarında neleri, nasıl öğrendiğimizi incelemiştir. Bu
farklı alanlarda zeka gelişimi için, olaylar karşısında yargılara varma,
nedensellik,nicelik,ahlaki yargılar, matematik, fizik, dilbilgisi gibi çok
sayıda farklı konularla da ilgilenmiştir.
Etrafımıza baktığımızda farketmeden görüş alanımızdan kaybolan pek çok
varlık aslında bizlerin birşeyler ortaya koyması için bir esin kaynağıdır.
Özellikle çocuk yaşlarda alışkanlık haline gelebilen gözlem, varsayım ve
sonuca ulaşma dizisi daha ileri yaşlarda bilimsel ve endüstriyel ar-ge
alanında önemli gelişmeler kaydetmemize yolaçacaktır. Özellikle çocukların
zevk alarak yaptıkları uğraşlar ve bakış açıları bu yönde
desteklenmelidir. Neyi yaparsanız yapın, eğer konu sevdiğiniz bir konu
ise, o işe gönül verir ve önceliğinizi ona kaydırırsınız. Bu şekilde o
konuda çektiğiniz sıkıntılar sizi rahatsız etmez, çalışarak dinlenirsiniz
aslında. Hayatta üst düzeyde başarılı olabilmek için meslek tipi, parasal
güç, yaşanılan yer, okunan okul çok da önemli değildir.Çocuğun küçük
yaşlardan itibaren araştırma ve keşfetme keyfini yakalaması, görüp
öğrendiğini geliştirmesi , geliştirdiğini açıklayabilmesi hangi alanda
olursa olsun onu yükseklere çıkaracaktır. Elbette bunun için de ilgili,
sevgi veren, çocuğu uğraşlarında destekleyen, hedef olarak kolej ya da
üniversite sınavını görmeyen ebeveynlere gereksinim vardır. Hedef bir
alanda iyi ve farklı olmaktır, kolej ya da üniversite sadece hedefe
ulaşmakta bir araçtır. Eğer her ikisinin eğitimi sırasında araştırıp sahip
olacağımız donanımlar yeterli olmazsa, her ikisi de bir bina olmaktan
öteye geçemeyecektir. Bizler de gerekli ek kaynaklara ulaşmaz,
araştırmalar yapmaz, pratiğe yönelik çalışmazsak bay ve bayan robotlar
olarak hayatımızı sürdürürüz. Çocuklarımızı kendi yetiştiğimiz zamana göre
değil, hatta bugünün dünyasına göre de değil, yarının engin bilim, sanat
ve kültür ufuklarına göre yetiştirmeliyiz. Hepinize bilgiye ulaşma,
bilgiyi destekleme ve varolanı gözleyip geliştirme yolunda başarılar
dilerim.
|
|