| Psikiyatrist Net | Biz Kimiz | Neredeyiz | Anlaşmalı Bankalar | Ziyaretçi Defteri | E mail | A Z İndex | | ||
| |
|
|
![]() |
|
|
| |
|
Tarihteki Önemli Kişiler ve Psikiyatri Moliere ve mizahın hayatımızdaki yeri: Komedi Moliere ile o döneme dek ulaşamadığı başarıları gördü. En büyük başarısı komediyi günlük hayatın içine çekerek, varolan sorunlara duyarlı ve etkin bir hale getirmesidir. Hayata mizahi bir bakış açısı ile bakabilmek, gündelik hayatta karşılaştığımız sorunlara karşı ayakta durabilmek ve mücadele edebilme bilinci içinde olanların kullanabileceği olumlu bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkmaktadır. Günlük yaşantımızda kimi zaman sıkıntılı, kimi zaman hüzünlü durumlarla karşılaşırız. Bu durumlara bazen öfkeli, bazen kanıksamanın getirdiği umutsuzlukla yaklaşabiliriz. Kendimizi ve çevremizdekileri suçlayarak olaylara olumsuz bir bakış açısı ile bakabiliriz. Sonuçta bu olaylar bu bakış açıları ile bize zarar verir hale gelebilirler. Kendimizi acımasızca yermek, küçük görerek hırpalamak kendimize uyguladığımız cezalar arasında sayılabilir. Bu başkalarına karşı da uygulanabilir ve bazen haklıyken haksız duruma düşeriz verdiğimiz tepkilerle. Kendimizi eleştirmemiz elbette ki bizi olumluya götürebilecek bir yaklaşımdır. Ancak bunun amacı üzüm yemek değil de bağcı dövmeye dönüştüğünde,kendimizi ve çevremizi amaca yönelik olmayan gereksiz bir hırpalama içine sokarız. Bu yapıcı olmadığı gibi, tam tersi yıkıcı hale gelir. Amaca hizmet etmeyen hiçbir hareket de uygun sonucu doğurmaz. Kendimizle ve çevremizle tatlı bir üslupla dalga geçmeliyiz. Bu şekilde kendi kusurlarımızla barışmış oluruz, başkalarının davranışlarını da onların kabul edebileceği bir hale sokabiliriz. Böylece olayların bizi olabileceğinden daha az bir ölçüde etkilemesini de sağlayabiliriz. Yaptığımız yanlışlar bu şekilde kabullenilebilir olup, düzeltilebilir hale gelir. Yanlışlarımızı ya da eksikliklerimizi başkalarından duyduğumuzda da, bunlardan kendimiz de haberdar olduğundan aşırı tepki ile karşı koymayız. Günlük hayatta karşılaştığımız hiçbir şey mükemmel değildir. Mükemmel değil diye saldırmak yerine, olayları ve insanları ne kendimizi ne başkasını yerin dibine batırmadan alaya almak bize daha az zarar veren, hatta farklı çıkış noktaları bulabileceğimiz bir yaklaşım olur. Bu şekilde öfkeli bir yüz ifadesi yerine, bıyık altından gülümseyerek bakabileceğimiz bir yapıya kavuşabiliriz. Mizahi bakış açısına sahip olabilmek için, mizah
türünden öyküler okuyarak bu savunma mekanizmasına yakınlaşmak uygun bir
yoldur. Bunun örneklerine bizim mizah yazınında da rastlayabiliriz ( ki
Nasrettin Hoca bunların başında gelir, ayrıca Ahmet Hamdi Tanpınar'ın
Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı eseri gibi roman niteliğinde eserler
yanında Burhan Felek, Haldun Taner, Aziz Nesin, Muzaffer İzgü gibi
yazarların öyküleri). Ülkemiz dışında bayrağı Moliere'den devralan
Guareschi, Kishon ve Zoşçenko gibi mizahı yüzyılımızda kullanan ustaların
eserlerinde de bu yaklaşımı görebiliriz. Nasrettin Hoca'nın yaşadığı
toprakların insanı olduğumuzu unutmayalım. Eleştirileri kabul edelim,
kendimizi de eleştirelim, başkasını da, ama yıkıcı değil yapıcı ve sevimli
bir şekilde. Haydi Nasrettinler göreyim sizi, daha yaşanılır bir bugün ve
gelecek için, mizahınız bol olsun. |
Sık
Kullanılanlara Eklemek İçin...
Ana Sayfa Yapmak
İçin...
Psikiyatrist Net Durumundadır...
| Copyright © |